Osmanlı’da Cemiyetler ve Rum Cemaati Dersaadet Rum Cemiyet-i Edebiyesi indir
Alt-Kültürler / Kasım 5, 2018

Osmanlı’da Cemiyetler ve Rum Cemaati Dersaadet Rum Cemiyet-i EdebiyesiÖzerk toplumsal girişimlerin aracı olarak derneklerin ortaya çıkışı, özellikle geç dönem Osmanlı tarihinin en ilgi çekici konularından biridir. Bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Rum-Ortodoks topluluğun en tanınmış ve uzun ömürlü cemiyetlerinden birini, Dersaadet Rum Cemiyet-i Edebiyesi’ni konu ediniyor. Kitap, Osmanlı Rum orta sınıfının 19. yüzyılın ikinci yarısında hızla çoğalan cemiyetler vasıtasıyla kendi kimliğini inşa süreci üzerine eğiliyor. Cemiyetleri, kolektif deneyimi anlamlandıran ve bilince dönüştüren bir “eğitimli topluluk” olarak tanımlayan Eksertzoglou, Cemiyet-i Edebiye’nin düzenlediği müsabaka ve konferans gibi etkinlikleri inceleyerek, cemiyetin oluşturduğu söyleme odaklanıyor; bu söylemin yükselen Yunan milliyetçiliğiyle hangi noktalarda ilişkilendiğinin izlerini sürmeye çalışıyor. Cemiyetleri bağlantılı oldukları toplumsal tabakaların basit birer yansıması olarak ele almaktan kaçınan yazar, Rum burjuva katmanların hayırseverlik ve eğitim gibi etkinlik alanlarındaki inisiyatiflerinin kendi cemaatleri ve Osmanlı sistemindeki konumları üzerindeki etkilerini irdeliyor.

Hatırlıyorum / Türkiye’de Gayrimüslim Hayatlar indir
Alt-Kültürler / Ekim 23, 2018

Hatırlıyorum / Türkiye’de Gayrimüslim HayatlarHatırlıyorum, gazeteci Yahya Koçoğlu’nun, Metis Siyahbeyaz dizisinde daha önce yer verdiğimiz Azınlık Gençleri Anlatıyor başlıklı röportajlarının devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde. O röportajlar azınlık gençlerinin sorunlarını dile getirmeyi amaçlıyordu. Hatırlıyorum ise gayrimüslimlere yönelik olarak cumhuriyet tarihi boyunca sürdürülmüş politikaların bireysel hayatları ne şekilde etkilediğini gözler önüne seriyor. Altmış yaşın üzerindeki Rum, Ermeni ve Yahudi on beş kişinin hayat hikayeleri ve tanıklıkları yer alıyor kitapta. Yakın tarihte azınlıkların yıkımına ve göçlerine neden olan Varlık Vergisi, 20 Kura Askerlik 6-7 Eylül gibi olaylara dair yakın tanıklıklar bunlar. Hatırlıyorum, Türkiye’de farklı dil, din ve kültürle varolabilmenin güçlüklerini ve her şeye rağmen bu toprakları kendi yurtları olarak benimsemiş gayrimüslim vatandaşların hayatta kalma direncini anlatan önemli bir çalışma.

Türkiye ve Çevresindeki Yörükler ve Türkmenler Olarak Türkler-Ermeniler-Çerkezler-Kürtler-İsrailoğulları-Araplar indir
Alt-Kültürler / Ekim 22, 2018

Türkiye ve Çevresindeki Yörükler ve Türkmenler Olarak Türkler-Ermeniler-Çerkezler-Kürtler-İsrailoğulları-AraplarEserimin ana fikri 21.yy’ la giren farklı kavimlerin farklı unsurları, fertlerinin geçmişte çok farklı gen karışımlarıyla bir ülkede birlikte yaşama mecburiyetine yeni çözümler aranmasıdır. Geleceğin medeni yaşantısının nasıl olması gerektiğini, farklı soyları, kültürleri, inançları irdeleyerek bulabilir miyiz? Geçimsizlik sebepleri bulunarak olumlu birleştirici yapıların temel unsurları nelerdir? Akıl yürütme güçlendikçe problemlerimiz azalabilecek mi? Bilimler ilerledikçe insan mutluluğu genelleşecek mi? İnanç doğruluğuna yaklaştıkça farklı inançları nasıl birleştirip, zıtlaşmaları nasıl azaltabiliriz? Son yüzyılın başında da Ön Asya’ da, Arap ekseninde, Afrika tamamında, Avrupa Kuzeyi ile doğusunda, Amerika’ nın Güneyinde tekrar çatışma sancıları başladı. Kökleri, kültürleri, inançları, dilleri farklı toplulukların sorunları çoğalıyor. Kardeş olmasalar da birbirlerini tanırmış gibi sayan topluluklar zıtlaşıyor. Birçok ülkede modern yaşam felsefesi anlaşılamadığından hala onaylanmadı. Eski çağların akıl ve bilimleriyle henüz tanışan kesimlerde aydınlıklar alacakaranlık safhasında insanlar genelde gençlik evresindedir. Gelişme zayıflıkları, sağlıksızlıklar eski kötü duyguları canlandırıyor, bireyler ve grupları birbirini itiyor. Kemal Atatürk’ ün Yurtta ve Cihanda Sulh önerisi dünyaca kökleştirilemedi. Benliklerin sınırı dünyada çizilemedi. Topluluklarda ötekilerle uzlaşamıyor, eski zıtlaşmalar yenileniyor. Oysaki çağın bilimleri ileri akılla ekonomik ve cinsel farklardan kaynaklanan problemleri çözebilirler. O zaman üst yapıların dinginliğine ulaşılabilir. İnsan daha hızlı sıçrayarak hızla evrimselleşir. Türkiye ve çevresi anlatımlarım her yönüyle bundan…

Abede-i İblis Yezidi Taifesinin İtikadatı, Adatı, Evsafı indir
Alt-Kültürler / Ekim 21, 2018

Abede-i İblis Yezidi Taifesinin İtikadatı, Adatı, EvsafıOsmanlıca’dan latin alfabesine transkribe edilen, ilk baskısı 1912 yılında İstanbul’da yapılan elinizdeki bu eserde, Ortadoğu’nun kadim halklarından olan Ezidiler’in dini inançları, itikatları, ibadetleri, evlenmeleri, cenaze merasimleri ve vaftiz gibi dini ve toplumsal ritüellerinden bahsedilmekte, kitabın son bölümünde ise Ezidiler tarafından değer atfedilen şeyhlerin biyografilerine  yer verilmektedir. Ayrıca bu eser, Ezidiler hakkında malumat veren kaynak sayısının az olması sebebiyle, kitabın yazarı Âyândan Nuri’nin Ezidilere karşı ön yargılarına rağmen, araştırma yapmak isteyenlere yol göstermek açısından referans  bir  kaynak  mahiyetindedir.

Surdaki İz & Diyarbakır Karaçi Çingeneleri indir
Alt-Kültürler / Ekim 20, 2018

Surdaki İz & Diyarbakır Karaçi ÇingeneleriBu çalışma, güçsüz olanların yazılmamış ve yazılma ihtimali zayıf görünen tarihlerinin belirli bir kesitini tarihe geçirme düşüncesinin bir ürünüdür.Çalışmada, Türkiye’de yaşayan Çingene toplumunun bir alt grubu olan Karaçilerin pek fazla bilinmeyen, hatta ilgi de çekmeyen sosyal yaşantıları ve göçebelikten yerleşik düzene geçiş sürecinde karşılaştıkları temel sorunları zaman-mekân ölçeğinde ele alınmaktadır. Yüzyıllara varan bir zaman dilimindeki tarihe tanıklık edişleri grup üyelerinin kendi yaşam anlatılarında ortaya konulmaktadır. Karaçiler, içinde yaşadıkları toplumda çoğunluk nüfus tarafından öteki olarak görülmüştür. Ötekileştirmenin birey ve grup olarak verdiği tarifsiz acılar, ızdıraplar ve çaresizlikler, görüşme yapılan on dört on beş Karaçi’nin hayat öyküsünde dile getirilmektedir. Karaçiler, muhteviyatı olumsuz bir kavram olan Çingenelikle damgalanmakta ve dolayısıyla aşağılanmaktadırlar. Tahammül sınırlarının daha fazla zorlanmasıyla, Çingene toplumunda tahmin edilemeyecek büyüklükte anomik-patolojik bir doku oluşacağı muhakkaktır. Söz konusu patolojik doku, pimi çekilmiş ve patlamaya hazır bir bombaya benzetilebilir. Bu çalışmanın önemli özelliklerinden biri, Karaçilerde zaman-mekân bilinci ile biz ve öteki algısını, grubun çevrelerindeki geniş nüfus kitlesine bakışını doğrudan aktarmasıdır.