Operalarımız (1917-2017) indir
Tarih / Kasım 16, 2018

Operalarımız (1917-2017)Bu çalışma bestecilerimizin operalarını bir araya getirmeyi ve tanıtmayı amaçlamaktadır. Müzik kurumlarımız, araştırmacılarımız, orkestralarımız ve yorumcularımız için bir el kitabıdır.Üç yılda tamamlanan bu kitapta tarihsel sıralama Türk Beşlilerinin üyesi olan Cemal Reşid Rey’den başlayarak günümüze kadar gelmektedir. Belge niteliği taşıyan kitabımızın müzik literatürümüze katkıda bulunmasını diliyoruz.

İslam Ve Tarih indir
Kuram / Kasım 14, 2018

İslam Ve TarihAdem (a.s.)’le başlayıp, Kıyamet’e kadar devam edecek olan tarih, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi değildir. Bilakis tarih, insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili, hatta onun içindedir de.Tarihlerini bilmeyen insanlar, başkalarının bağımlıları, başkalarının uyduları olmaya mahkumdur. Çünkü kendilerine öğretilenden başka bir hakikati göremez gözleri. Buna müsaade dahi edilmez. Dolayısıyla insan, sadece tarihi bilerek hürriyeti tanır, bağımsızlığa aşık olur ve onun için mücadele verir.

Merhaba Yavuz & Devrimci Bir Balet Aydın Erol indir
Siyasal Tarih / Kasım 13, 2018

Merhaba Yavuz & Devrimci Bir Balet Aydın ErolAydın Erol Türkiye devrimci hareketi acısından çok istisnai bir şahsiyettir. Onun bu özgün kişiliği bale ve sanat dünyası açısından da yine bir istisnadır. 1970’li ve 1980 sonrası cunta yıllarının zorlu koşullarında devrimci mücadelenin en yaratıcılık gerektiren alanlarında, en kararlı biçimde rol oynamış bir devrimcidir. Aydın Erol kişilik özellikleri itibarı ile de çok sevilen birisidir. Bu özgün kişiliği tanımak ve onu unutturmamak sadece onu bilenler açısından değil yeni kuşaklar açısından da geleceğe anlam katacaktır. Bu kitap bir iz sürme hikayesidir. ’93 Harbinin yetimlerinden parasız yatılı hayatlara uzanır. Bir parça 68’dir, Deniz kokar, biraz 12 Mart işkencehanelerinde direnişe dairdir. Cebeci’de, Konservatuvarda yankılanan ses Siyasal’ın bahçesini dolanıp Ankara sokaklarını doldurunca hikaye biraz Butto’ya dairdir, biraz faşizme karşı durmaya. Bir güzel yürüyüşe… “Merhaba Yavuz”, Devrimci bir baletin, Aydın Erol’un; ikbal-istikbal treniyle gitmek varken amasız ve fakatsız atlayıp, taşınan fazlalardan soyunup azalarak, azalırken çoğalarak devrimci olmasının hikayesidir. Hikaye, Aydın Erol vesilesiyle bir güzel insan olmaya; parende atar gibi, dans eder gibi devrimci bir yaşamı hayal etmeye dairdir.

Büyük Doğu’nun Atlıları indir
Belgeler / Kasım 13, 2018

Büyük Doğu’nun AtlılarıBüyük Doğu’nun Atlıları; yüz yıllık bir yürüyüşün hikayesini tanıkların dilinden, belgelerin izinden anlatıyor. Türk siyasi tarihiyle at başı gelişen Milli Türk Talebe Birliği’nin yıllar içinde gelişen, siyasi ideolojiler ile yeni bir rotaya yönelen hareketi her zaman merkezine vatanı, Türkiye’yi almıştır. Kim ne derse desin ondan gayrı bir hayali de olmamıştır. Bugün bize hayal gelen birçok alanda etkin olma ve insan yetiştirme inadı Milli Türk Talebe Birliği’nin rutin faaliyetleridir.

Osmanlı Arşiv Vesikaları ve Fotoğraflarla Mersin Limanı Tarihi indir
Yerel Tarih / Kasım 11, 2018

Osmanlı Arşiv Vesikaları ve Fotoğraflarla Mersin Limanı TarihiKentlerin ortaya çıkıp gelişmeleri, birden fazla faktörün bir araya gelmesine dayanmakla birlikte, bu faktörlerin biri veya bir kaçı etki derecesi itibariyle diğer faktörlerin önüne geçebilmektedir. 19.yüzyıl Osmanlı liman kentlerinden biri olarak ortaya çıkan Mersin’in kuruluş ve gelişiminde asli faktörler olarak, coğrafi konumunun ve bu konumun sağladığı avantajla burada gelişen deniz ticareti ve 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun da yükselen kapitalizmin etki alanına girmiş olması etkilidir. O dönemlerdeki içsel ve dışsal diğer gelişmelerin de etkisiyle birlikte Mersin, 19. yüzyılın ilk yarısında, ahşaptan bir iskeleye sahip bir mahal konumunda iken hızlı bir gelişim sürecine girerek, 19. yüzyıl sonlarında imparatorluğun Doğu Akdeniz’deki en önemli liman kentlerinden biri haline gelmiştir. Bu eserde, Osmanlı İmparatorluğu’nun değişim ve dönüşüm sürecine giren diğer şehirlerinin yanı sıra, aynı dönemlerde yepyeni bir şehir olarak ortaya çıkan Mersin’in Osmanlı belgeleri ışığında öyküsünü okuyacaksınız.

Darbelerin Gölgesinde Bir Düğün Gecesi indir
Siyasal Tarih / Kasım 10, 2018

Darbelerin Gölgesinde Bir Düğün Gecesi Eserde, “Bir Düğün Gecesi” başlığı altında Türk siyasi tarihindeki darbeler ve darbe yönetimlerindeki uygulamalar objektif bir biçimde ele alınmıştır. Amaç; demokrasiyi kesintiye uğratan darbelerin yapılış nedenlerini inceleyip darbe yönetimlerinin iç ve dış politikada bir ilerleme sağlayamadıklarını gözler önüne sermek ve özellikle, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen “Darbe Kalkışması”nı birçok yönleri ile ele alarak, “kalkışmayı” gerçekleştiren FETÖ’nün  gerçek yüzünü dünyaya göstermektir.Eser adının alışılmışın dışında “Bir Düğün Gecesi” olarak tarafımdan seçilme  sebebi, darbelerden çeken aziz Türk milletinin 15 Temmuz akşamında, kendi geleceklerini koruma içgüdüleri ile düğüne gider gibi ellerine aldıkları Türk bayrakları ile sokakları ve caddeleri doldurmalarından kaynaklanmaktadır.

El-Bab Seyahatnamesi (Bab-Biza’a-Kabasin-Çobanbey) indir
Seyahatname / Kasım 9, 2018

El-Bab Seyahatnamesi (Bab-Biza’a-Kabasin-Çobanbey)Ağustos 2016-Mart 2017 tarihleri arasında vuku bulan Fırat Kalkanı Harekâtı ve El-Bâb kuşatması… Türkiye Cumhuriyeti, yıllar sonra kapsamlı bir sınır ötesi operasyon başlatmıştı. Operasyon sırasında El-Bâb şehrinin Türkiye için tarihi ve stratejik önemi merak edilirken; bu durumu kuşatma sırasında ilk kez “Arşiv Kaynakları ve Salnâmeler Işığında El-Bâb Tarihi” adlı eseriyle ortaya çıkartan Tarihçi Enes Demir, bölgeye dair yeni bir esere daha imza attı. Operasyondan sonra bölgeye gerçekleştirdiği 10 günlük seyahati esnasında tek tek dolaşarak gördüğü tarihi ve güncel eserleri, şehrin mevcut durumunu ve burada yapılan yatırımları; tarihe not düşmek; aynı zamanda mevcut ve gelecek kuşaklara bir bilgi kaynağı şeklinde aktarmak maksadıyla “El-Bâb Seyahatnâmesi” isimli bu kitabı hazırladı. Tarihçi Demir Seyahatname eseriyle, seyahati müddetince dolaştığı El-Bâb, Bizâ’a, Kabasin ve Çobanbey bölgelerindeki durumu gerek tarihi belgeler ve gerekse güncel bilgiler ışığında harmanlayarak ve kendi çektiği fotoğraflarla da destekleyerek orada yaşananları tüm gerçekliğiyle yansıtmayı hedefliyor. Fırat Kalkanı ve Zeytindalı Harekâtları’nda Şehit Düşen Kahraman ve hakkı hiçbir şekilde ödenemez  TÜRK Askerinin Çok Aziz Hatırasına…

Kan Konuşur & Bir Adli Bilimcinin Anıları indir
Sosyal Tarih / Kasım 8, 2018

Kan Konuşur & Bir Adli Bilimcinin AnılarıNeredeyse bütün suçlular farkında olmadan suç mahallerinde veya kurbanları üzerinde geriye birçok delil bırakır. Birleşik Krallık’ın önde gelen adli bilimcilerinden biri olan Mike Silverman; işte bu sayede onlarca katilin, tecavüzcünün, silahlı soyguncunun, hırsızın ve mafya üyesinin tespitinde ve adalete teslim edilmelerinde kritik bir rol oynamıştır.Mike Silverman, parmak izlerinin hâlâ kartotekslerde saklandığı günlerde kariyerine başlamıştı ve DNA profillemesi sadece boş bir hayalden ibaretti. Dolayısıyla Kan Konuşur, bir vaka defterinden çok daha fazlası; son otuz beş yıl boyunca adli tıptaki gelişimin hikayesini de gözler önüne süren eksiksiz bir seyir defteri.Gaddarca infazların arkasında bıraktığı kan örneklerini toplamaktan, adli bilimlerdeki önemli sorunlara karşı cesaret dolu karşı koyuşlarına kadar, Mike Silverman’ın benzersiz kariyeri, gerçek yaşamdaki suçları çözmeye yönelik kullanılan yöntemleri kavramamızı sağlayan, büyüleyici bir bakış açısı sunuyor. “Kendinizi heyecanla bitmesini beklediğiniz sıradan bir sona değil, ürpertici detaylara hazırlayın.” (Dr. Anna Williams, BBC Focus Magazine) “Silverman, perde arkasında neler döndüğü ortaya koyarken şok geçirmeye hazır olun. Eğer bilim, adli tıp, modern tarih ve siyasetten hoşlanıyorsanız veya sadece iyi bir şeyler okumak istiyorsanız, bu kitaptan keyif alacaksınız.” (The Biologist) “Her suç yazarının kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap.” (Lynda La Plante) “Mike Silverman suçluların peşinden gidiyor – Bu onun DNA’sında var. Bu kitap, sadece Silverman’ın keskin…

Kıbrıs Barış Harekatı 1974 indir
Önemli Olaylar / Kasım 7, 2018

Kıbrıs Barış Harekatı 1974Akdeniz’in doğusunda yer alan Kıbrıs adası, gerek stratejik durumu ve jeopolitik konumuyla, gerekse 307 yıl boyunca Türk milletinin hâkimiyetinde kalmış olmasından kaynaklanan etnik ve kültürel mirası ileTürkiye için önemli bir pozisyondadır. Anadolu’ya olan yakınlığı ile Ada’da yaşayan Türkler, Kıbrıs’ı Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası haline getirmekte ve her zaman Türkiye için değerli kılmaktadır.19. Yüzyıldan başlayarak Büyük Yunanistan projesi için ortaya atılan “Megali İdea” fikri kapsamında, Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesini hedefleyen “Enosis” anlayışı nedeniyle Kıbrıs Türk’ü, zulüm ve katliamlara maruz kalmaktaydı. Ayrıca Ada’da etkisini artıran Rum-Yunan hâkimiyeti, her geçen gün Türkiye’nin güney sınırında potansiyel bir dış tehdit unsuru haline dönüşmekteydi.Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs sorununun barışcıl yöntemlerle çözülmesi için çok uğraştı. Bütün siyasi ve hukuki yolları denendi. Sabırlı bir tavırla yıllarca Ada’nın ve Kıbrıs Türk’ünün huzuru için uğraştı. Ancak ne yazık ki barışcıl yöntemlerin tamamı sonuçsuz kaldı. Türkiye, tüm iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen bütün gayretleri neticesiz kalıp Ada’daki durum tahammül edilemez hale gelince, huzur ve barış için “1974 Kıbrıs Barış Harekâtı” ile Ada’ya müdahale etmek zorunda kaldı.

Hiç Uğruna Kargaşa & Aldatıcı Abartı indir
Dünya / Kasım 6, 2018

Hiç Uğruna Kargaşa & Aldatıcı AbartıFars Körfezi’nin ortalarında yer alan birçok küçük ada ve kayalıklar bu son zamanlara kadar denizcilerin yollarında birer engel, avcılar için birer sığınak ve kaçakçılar için birer saklanma yerleri olarak dikkat çekmiştir. Lenge Limanı’na 50 km uzaklıktaki Tonb-i Bozorg: Büyük Tonb Adası yağmur mevsimlerinde bol yağmur aldığı, otlakları son derece verimli hayvancılık için alabildiğine elverişli olduğundan son derece öneme sahipti. Ancak Tonb-i Kuçek: Küçük Tonb Adası’nın bu açıdan bile önemi yoktu. Lenge Limanı’na 67 km uzaklıktaki Ebû Musa Adası, daha büyük ve yaşam alanları açısından daha geniş ve rahat yaşanabilir bir ada olarak daha çok kırmızı toprağıyla değerli bilinir. Benim söz konusu ettiğim XX. yüzyılın ikinci yarısında yeni birtakım değerlendirmeler ortaya çıktı ve bu adalar artık yeni birtakım ekonomik ve stratejik önem kazanmaya başladılar. Otuz küsur yıl öncesinde Birleşik Arap Emirlikleri adında bir devlet yoktu. Fars Körfezi’nin güney çevresinde kümelenmiş şeyh emirlikleri, İngiltere bayrağı altında yaşıyorlardı ve şeyhler adına Re’sü’l-Hayme, Şarice, Tonb ve Ebû Musa adalarını elinde tutan işte bu İngiltere idi. Bu durumda bu adaları kendi topraklarının birer parçası olarak gören İran tartışmasız olarak Londra’da İngiltere Dışişleri Bakanlığı nezdinde yetkililerle bu konuları müzakere etmek zorundaydı. 

Tarihin Yaşam İçin Yararı ve Yararsızlığı Üzerine indir
Kuram / Kasım 6, 2018

Tarihin Yaşam İçin Yararı ve Yararsızlığı ÜzerineTarihle her şeyden önce, etkin ve güçlü olan, büyük bir savaşa girip de örneklere, ustalara, avutucu ve öğüt vericilere, ermişlere gereksinim duyan ve bunları çağdaşlarıyla arkadaşları arasında bulamayan kimse ilgilenir. Schiller de tarihle böyle ilgilendi: Çünkü zamanımız öylesine kötü ki, diyor Goethe, artık ozana kendi çevresindeki insanların yaşamı içinde yararlanabileceği örnek bir yapı görünmüyor pek.

Yirminci Yüzyılın İlk Çeyreğinde Güneybatı Anadolu’da Gayrimüslimler indir
Sosyal Tarih / Kasım 6, 2018

Yirminci Yüzyılın İlk Çeyreğinde Güneybatı Anadolu’da Gayrimüslimler20. yüzyılın ilk çeyreği, Osmanlı Devleti’nin büyük toprak kayıpları neticesinde varlığını koruyamadığı, Anadolu’nun işgale uğradığı ve bu toprak parçası üzerinde yeni bir Türk devletinin teşekkül ettiği bir zaman dilimi olması itibariyle büyük bir öneme sahiptir. Özellikle Balkan Savaşlarından itibaren başlayan süreç, âdeta Balkanlarda ve müteâkiben Anadolu’da Türk varlığının tartışmaya açıldığı çok kritik gelişmeleri içermektedir. Batılı Devletlerin “Şark Meselesi” çerçevesinde, Anadolu’daki Türk varlığını sona erdirme projesinin nihaî safhasını oluşturan Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında imzalanan Mondros Mütarekesi’yle Osmanlı Devleti, kâğıt üzerinde var olan, ama fiilen “devlet” vasfının ortadan kalktığı bir durumla karşılaşmıştır. Mütârekenin hemen sonrasında ise Anadolu işgale uğramış ve bu uğurda girişilen Milli Mücadele neticesinde de, yeni Türk devletinin temelleri atılmıştı.              Acaba, asırlarca huzur içerisinde yaşadıkları topraklarda gayrimüslimlere, bu son dönemde siyasî, sosyal veya ekonomik olarak baskı mı yapılıyordu da, olumsuz faaliyetler içerisine giriyorlardı? Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren her alanda kendilerine gösterilen ve daha önce hiç görmedikleri hoşgörü ve kolaylıklar, acaba 20. yüzyılın başlarında kendilerinden esirgenmiş miydi? Aile hayatları, gelenek ve görenekleri, dinî hayatları, eğitim-öğretim faaliyetleri, ekonomik yapı içerisindeki avantajlı durumları, olağanüstü şartların oluştuğu bu zaman zarfında, devlet tarafından baskı altına mı alınmıştı da gayrimüslimler olumsuz tavır takınmışlardı? Bu ve benzeri sorulara bir cevap olması…

Dalavera Memet’in Bodrum Tarihi indir
Yerel Tarih / Kasım 5, 2018

Dalavera Memet’in Bodrum TarihiBodrum’un orta yerinde, herkesin tanıdığı, elinden her iş gelen bir alem adam, Dalavera Memet. Bu yöreye rengini veren Giritliler’den, nefis bir halk adamı. Bu kitapta, Baskın Oran’la, Bodrum’la özdeşleşmiş hayatı üzerine sohbet ediyor. Fonda, Bodrum’un sosyal ve kültürel tarihi var: Bu cennet mekandaki şen şatır yaban hayatının modernlikle tanışmasının hikayesi… Ama ne hikayeler, ne hikayeler! Yerel meşhurlar, yerel efsaneler… Yenilip içilenler, adetler… Komiklikler, tuhaflıklar… Acı olaylar, tatlı olaylar – ama illa tatlı olaylar… Tabiatla ve denizle didişmeler… Giritlilerle “yerlilerin” didişmeleri… Canlı insan portreleri… Ama aslolan, sohbet, burada! Bu sırf sohbeti uğruna bile okunacak bir kitap. Ve dikkat: Dalavera Memet, Bodrumca konuşuyor! “Şimdi, biz iki kişi gideriz, içki içiyoz de mi bura (burada)? Ben diyom, “Şu evin yanında bekle beni”. Adam gidiyo. Babam bir-iki dane daha içiyo. Sen de malsahibi. Babam diyo ki, “Ben, afedersin, bi su dökem gelem, hesabı ödeyem”. Bi kaçar para ödemeden, öle. Öteki lokanta öle, öteki lokanta öle, en sonunda lokantacının biri: “Amma dalavera bu!” dedi, oradan babamın adı Dalavera kaldı. Bene de ordan gari, miras!”

Osmanlı’nın Son Döneminde Adalı Rumlar indir
Sosyal Tarih / Kasım 5, 2018

Osmanlı’nın Son Döneminde Adalı RumlarBu kitap –Osmanlının son dönemi odaklanarak- Türkiye’deki İmroz (Gökçeada) ile Yunanistan’daki Limni, Semadirek ve Taşoz adalarının sosyal tarihini inceliyor. Osmanlıların, bu Kuzey Ege Adaları’ndaki Rum Ortodoks Hıristiyan ahaliye muamelesini ve adalı Rumların Osmanlı merkezî ve yerel yönetimi ile ilişkilerini Osmanlıca belgelere dayanarak ortaya çıkarıyor. Osmanlının bu adaları sadece stratejik açıdan önemli ve vergi veren birimler olarak görmediğini, adalardaki sosyal düzeni yakından kontrol ettiğini ve önemsediğini adalı Rumların 19. yüzyıldaki yaşayışları kapsamında vurguluyor. Rum Ortodoks Hıristiyanları, Osmanlı toplumunun doğal unsuru olarak gören bir yaklaşımla yazılmış olan bi kitap, sosyal bilimler alanında gerçekçi analizler yapmanın birincil kaynaklara dayanarak mümkün olduğunu gösteriyor.